SUNRISE

15 Aralık 2009

Sunrise,    ANTALYA/TURKEY

Sunrise
Sunrise
Sunrise

flickr

imageofantalya

© Levent ŞEN

PORTRAIT OF A CARPET REPAIRER

01 Aralık 2009

This panoramic portrait photo published at GIGAPANMAGAZINE volume 1 issue 3

The topic of this edition – stores from around the world – seemed to me rather straightforward and simple at first.
I began by browsing through pictures of stores, selecting ones that seemed interesting for one reason or another.

As I was going through the images, my perception of the topic began to shift. The sense of straightforwardness and
simplicity was still there, but different in each photo. Every picture was straightforward because it directly displayed
what the store sells. Each presented a type of simplicity, because stores are places of the everyday.

I realized that it is this direct and ordinary nature of everyday places which has the ability to transmit a sense of culture.
Stores communicate the uniqueness of life as it is in any given place.

Taya Hanauer, Gigapan Magazine Guest Editor

Story of a carpet repairer :
A portrait of a carpet repairer taken as he is sitting in his shop. Kaleici, Antalya, Turkey.
This is one of a series of 360-degree photographic panoramas I am shooting in the streets of the old city of Antalya for my Kaleici360 project.
I discovered this carpet repair shop at the entrance of the narrow Karanlik Street, and found the shopkeeper arranging rugs and carpets in preparation for the first customer of the day.
Initially, I set up my camera opposite the shop with the intention of doing a panorama of Karanlik Street, when I noticed the carpet repair shopkeeper watching me with interest. I couldn’t help noticing the atmosphere within his small shop and decided to go in to discover what else lay inside.
Having liked what I saw, I asked the carpet repairer for permission to take a series of photographs that would make up the panorama of the interior of his shop, to which he agreed.
As I prepared my equipment I looked around the interior noticing that the shop couldn’t be more than 16 metres square and was bursting with traditional Turkish carpets and kilims. In addition there were bags, seat covers, handmade cushions and other items hanging from the walls and taking up any remaining available space. As I made further adjustments, the shop owner kindly offered me tea, and as we sat drinking the tea we had a chat.
It transpires that the shop’s owner had come to Antalya from Ankara, and he specialised in repairing old carpets and kilims using the traditional materials, but, that he did not weave the carpets himself, and nor did he sell them.
I asked him about the paintings that I had noticed hanging on the walls, thinking that he was an artist and photographer in his spare time. But it transpired that his daughter was a painter and an art teacher, and he proudly stated that those are examples of her work
On visiting the street several months later (looking forward to giving the old man a copy of the photographs I had taken, and to have another chat over a glass of tea) I was disappointed to find that the carpet repair shop had closed for business.

© LEVENT ŞEN

Doktorlar tedavi amaçlı öneriyorlar…

20 Ekim 2009

Batıda yaklaşık 50 yıldır bilinen ve Türkiye’de yeni tanınmaya

ThaiChi

başlayan Tai Chi Chuan’ın, pek çok doktor tarafından tedavi amaçlı

olarak önerilmektedir. Özellikle Romatizmal hastalıklarda…

Bu yaşam sanatı  sayesinde insanlar, kendi içlerinde daha doğal ve

uyumlu hale gelecektir. “Belirli süre içinde günde iki kez Tai Chi Chuan yapan kişi, bebeğin esnekliğine, demircinin gücüne ve bilgenin ruhuna sahip olur”

Apostrofes

PANORAMİK FOTOĞRAFCILIK

15 Eylül 2009

PANORAMİK FOTOĞRAFCILIĞIN tarihi, fotoğrafcılığın kendisi kadar eskidir ve fotoğrafcılığın bir formatıdır. Buradaki amaç; olağanüstü bir görüş açısı ile görüntüleri yakalamak ve yaratmaktır.

Kayıtlı ilk panoramik fotoğraf makinesi patenti, 1843 yılında Avusturyalı Joseph Puchberger’e aitdi ve 20 mm’lik objektifi ile 150 derecelik bir görüş alanını kaydedebiliyordu.

Zaman içersinde, çeşitli panoramik fotoğraf makineleri ve çekim teknikleri geliştirildi.
İnsan gözü yaklaşık olarak 160 dereceye – 75 derecelik bir görüş alanına sahip iken; artık günümüzde 180 dereye – 90 derecelik bir açı ile ve görüntüde hiçbir bozulma olmadan panoramik fotoğraf çekmek mümkün olmuştur.

YEŞİLBAHÇE DIGITAL STUDIO olarak; panoramik fotoğrafçılığın doruk teknolojilerini kullanarak, yaratıcı – sanatsal fotoğrafçılığımız ile sizlere hizmet sunmaktayız.

50 mm – 35 mm – 24 mm ve 10,5 mm’lik yüksek hassasiyetli lenslerimiz kullanarak, yatay ve düşey yönlerde tam 360 derece kübik hareketli fotoğraf makinemiz ile, yüksek çözünürlüklü panoramik fotoğraf çekimi yapmaktayız.

Böylece, tek bir fotoğraf karesinde insan gözünün göremeyeceği kadar geniş bir alanı fotoğraflıyoruz.
Bu alan ise; bakış açınıza göre; tam önünüz, tam arkanız, tam sağ ve sol taraflarınız tam yukarınız ve tam aşağınız.

http://www.yesilbahcestudio.com.tr/panoramik_fotografcilik.html

360 Derece Küresel Panoramik Bakış Açısı

360 Derece Küresel Panoramik Bakış Açısı

Sanat ve totaliter toplum…

31 Ağustos 2009

ÜçlemeHiyerarşik totaliter toplumda yığın olarak görülen halk’a sunulan sistemi taklit edip içselleştirmesi beklenir; bu uzun bir süreçtir…
Bu sürece uyum sağlayamayan kişilerin başında sanatçılar gelir… Sanatçı çocuk yüreğinden olsa gerek var olanı hemen içselleştirmez, gözlemler…
Kocaman bir dev gözükmez o’na sistem sistem dedikleri; oynar, bakar, kuyruğunu kulağını çeker. Yetişkinliğe giden süreçte hepimizin geçtiği eğitsel yolda gözlem en önemli öğrenme biçimimizdir.
En basit şekliyle toplumsal kuralları ya da bilimsel kuralları oyun yöntemiyle öğrenir, uygular ve uygulatırız…
Halbuki ilerleme uyuşmazlık ve acaba ile oluşur… Totaliter bir toplum biçiminde uyuşmaz/abandonist olmak, uyumsuz olmakla eş değer kabul edilebilir(!)

Bu durum sonderece tehlikeli ve yasaktır… Sosyal bir eylemi gerçeklemekten daha öte eylemi kurgulamak; çok daha uyumsuz olmaktır. Hele’de
yeniden yeni baştan birşeyler isterseniz vay halinize…

Aileden tutun da, eğitimde, din ve inanış kavramında ya da idare sisteminde uyuşmazlık çıkarmak, kötü nezaket dışı hatta tehlikelidir…

Sanatçı ise sıksık bu ”tehlike çanını ” çalıp kaçan çocuktur…
Sanat ve sanatçı yaratıcılığının çokda anlaşılmadığı toplum biçimidir;” totaliter toplum ” biçimi…
Sanatçı bu tehlikeleri eserlerinin gücüyle bertaraf etmekten hoşlanır. Kendisini zihninde yargılayanlarda bile saygı uyandırdığının farkındadır ve onun aslında çok daha politik olan estetik bir ”dil yapısı” vardır…
Günümüzde basılmış roman, kaydedilmiş müzik, çoğaltma yöntemiyle pazara sürülmüş sanat eserleri vs.vs. Hepsi bizlere dikte edilmiş, Tek tip anlayışların standart örnekleridir.
Tek tip bir anlayışın aslında sanat adı altında pazarlanmasıdır…
Sanat yaratılıp, üreticilekken, giderek tüketilen bir nesne halini alıyor. Oysa sanat üretimi daha üstte bir bir zeka-akıl ve de düşünüş bileşkesidir…
Başkalarıyla yarışmakta sakınca görmeyen, yapıtlarının seri üretimine ve kendisinin reklamına izin veren ”yaratıcı” ile; fastfood tüketim gereçleri arasında ve reklam gücüyle satılan ürünlerin ve de sözde markaların ne farkı var?!…
Sanat’ta uzlaşma konusuna geri döndüğümüzde konu daha net açılacak sanırım… Sanatta uzlaşma ve uyuşum yoktur; totaliter bir anlayışa boyun eğen ve toptan bir algıyı var kabul eden kişinin sanat üretebilmiş olduğuna inanmak, sanatın genel algı biçimine ters düşmektedir…
Bu tarz eserler sunan kişilerde zaten süreçte tam tersi eserlere imza attıkları gözlenmiştir…
Sanatçı’nın karşı duruşunun altında yatan sanat’ı yeniden mükemmel bir biçimde yaratım arayışındadır; var olanı hemen kabul etmemek ve şüphe ile yaklaşmak sanatçı yaratıcılığının olmazsa olmazlarındandır…
Burada asıl algılanması gerekende bu olmalı; avangard’e (öncü) olabilmiş bir sanatçı’nın olaylara ve toplumsal düşünüşlere yabancılaşarak bakabilmesi gereğinden bahsediyorum…
Sanat algısını sadece ”al-yap-sat” algısında görenlerlerin; sanat ile yakın bir ilişkisi olmadığını ve üretimlerinin sadece piyasa’da herhangi bir ürün olduğuna vurgu yapıyorum…
Sanat ve sanatçıya endüstri ürünü gibi bakanların; sanatsal yaratıcılığın yetenekden daha öte bir düşünüş ve estetik kurgu ile algılanması gerektiğini bilmediklerini savunuyorum…
Toplumda sanatçı diye adlandırılanların yaptıklarını gördükçe ne kadar haklı olduğumun da gururunu yaşıyorum…

Ümit Atlay Ekmekçi

Resim Sanatı üzerine görüşler…

31 Ağustos 2009

Çok değerli ressam dostlarımızın  resim sanatı ile ilgili görüşlerini  bu bölümde izlemek istiyoruz…

Görsel Sanatlar üzerine…

31 Ağustos 2009

Tiyatro ve görsel sanatlar ile ilgili paylaşımlarınızı keyifle bekliyoruz…

People On The Street-210809

28 Ağustos 2009
21.08.09

21.08.09

Levent ŞEN

http://leventsen.wordpress.com/

PHOTO-BLOG

27 Ağustos 2009

Fotoğrafcılık günümüzde hızla gelişen, yaygınlaşan bir hobi, uğraşı, paylaşım ve iş alanı olmuştur.
Bu hızlı gelişim ile birlikte, fotoğrafcıların kendilerini tanıtdıkları, çalışmalarını paylaştıkları internet siteleri ve bloglarda hızlı yaygınlaşmıştır.
Dünyanın dört bir tarafından; farklı kültürler, farklı diller, farklı entellektüel yapılardan da olsa tüm fotoğrafcılar çalışmalarını bu tür ortamlar ile paylaşmaktadırlar.
Artık günümüzde pekçok fotoğrafcı, kendisine ait olan ve sadece fotoğraf çalışmalarını internetden yayınlayabileceği ve photo-blog web sitesi yapmasına yardımcı olan programlar kullanmaktadır.
İşte sizlere farklı fotoğrafcıların çalışmalarını izleyebileceğiniz, kendi photo-blogunuzu kayıt ettirebileceğiniz yada kendi photoblogunuzu oluşturabileceğiniz bazı adresler :

COOLPHOTOBLOGS
PHOTOBLOGAWARDS
PHOTOBLOGS
VFXY
WORDPRESS
COPPERMINE PHOTO GALLERY
PIXELPOST
ZENPHOTO
AMINUS3
FLICKR
BLOGGER

Levent ŞEN

LEVENT ŞEN

26 Ağustos 2009
Yeşilbahçe Digital Studio / Antalya / Portre ve Reklam Fotoğrafçılığı
Kaynak: www.yesilbahcestudio.com.tr
LEVENT ŞEN, Antalya’da yaşayan; profesyonel portre, manzara, panorama ve reklam fotoğrafçısıdır. “IVRPA” (International VR Photography Association) üyesi ve “360cities.net” fotoğrafçısıdır.